Kısaca Güney Afrika Tarihi

Afrika kıtasını ilk olarak -bizim öğrendiğimizin aksine- coğrafi keşiflerden çok önce (M.Ö. 600) Fenikelilerin dolaştığı tahmin ediliyor. Fenikeliler o dönemin en iyi gemilerine sahiptir. Mısır’dan başlayıp Kızıldeniz’i geçerek 3 yılda Akdeniz’e ulaşırlar. 1200′lü yıllarda Arap ve İslam Devleti denizcileri muson rüzgârlarını kullanarak Afrika ve Hindistan arasında çok kez gidip gelirler. 1400′lü yıllarda Çinliler Güneydoğu Asya ve Hint Okyanusu arasında seferler yapar. 15. yüzyıl Çin haritaları Afrika’yı göstermektedir. Bütün bunlardan sonra, önce Portekizli Bartolomeu Dias Ümit Burnu’nu keşfeder, sonra Vasco da Gama Afrika’yı geçerek Hindistan’a ulaşır. Ve biz tarih derslerinde daha öncekileri es geçerek Afrika’yı keşfedenler olarak sadece Avrupalıları bilir okuruz, nedense. Güney Afrika tarihi ise, kıtanın makûs kaderinden farklı değil. Ülke tarihi göçler, savaşlar ve karışıklılarla dolu. İlk olarak 1488’de Ümit Burnu’nun keşfedilmesiyle başlayan tarih, Hollandalıların, Fransızların ve son olarak da İngilizlerin buraya yerleşmesiyle devam eder. 1795’te Britanya İmparatorluğu’nun Cape Town’a el koymasıyla bu garip toprak başka bir mücadeleye sahne olur. Hollanda asıllı ilk sömürgeciler ülkenin kuzeyine göç ederek burada 2 eyalet kurarlar. Ne var ki bir süre sonra burada elmas ve altın yatakları çıkınca, asırlar boyu süren siyah-beyaz savaşı bu sefer 2 sömürgeci devlet arasında cereyan eder. Büyük silah ve insan gücüne sahip Britanya savaşı kazanır, fakat “filler tepişirken çimenler ezilir” sözü siyahlar için mukadderdir. Ve yeni yüzyıl siyahları daha çok ezilmesine ve büyük özgürlük mücadelesine tanık olacaktır. Irkçılık meşrulaşır, siyaların siyaset yapma ve yurttaşlık hakları ellerinden alınır. Siyahlar tamamen toplumdan dışlanır. 1961’de Güney Afrika Cumhuriyeti adını alan devlet uluslararası baskılara rağmen artık daha güçlü ve daha ırkçı bir ülke görünümündedir. Din adamlarınca da desteklenen öğrenci hareketleri ve özgürlük mücadeleleri binlerce siyahın öldürülmesiyle kanlı bir şekilde bastırılır. Diğer birçok lider gibi daha sonra ülkenin kaderini değiştirecek siyahî lider Mandela da hapse atılır. Ve son olarak 1982’de başlayan özgürlük mücadelesi ülkenin her yanına sıçrar, uluslar arası baskılar sonucu rejim iflasını ilan eder. 27 yıl sonrasında Nelson Mandela serbest bırakılır, partisi ezici bir çoğunlukla iktidara gelir, ırkçı rejim tamamen sona erer. Ve %90’ı siyah olan ülkenin ilk defa siyahî bir lideri olur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.