Jakarta Gezi Notları

Öncelikle şunu bilmenizde fayda var. Jakarta kesinlikle turistik bir şehir değil. Buraya gelmeyi düşünüyorsanız hemen vazgeçin ve Endonezya’nın cennet gibi olan adalarından birine rotayı çevirin. Yolumuz üzerindeyken uğrayalım deseniz bile vaktinizin çoğu trafikte geçecek ve pişman olacaksınız. Siz iyisi mi buraya en yakın yerlerden Yogyakarta ve Bali’ye bir göz atın.

Endonezya, büyüklü küçüklü binlerce adadan oluşan bir devlet. Aynı zamanda dünyanın en fazla müslüman nüfusa sahip ülkesi. Buna rağmen ülke genelinde yüzlerce farklı etnik grup, dil ve gelenek var. Doğal kaynakları sebebiyle tarihinde yıllarca birçok batılı ülkenin sömürü hedefinde olmuş. Hollandalılar ülkeyi yaklaşık 400 sene sömürmüşler ama ülkede dikili bir ağaçları yok.

Güneydoğu Asya’da güçlü bir ekonomiye sahip ancak halkı fakir. İşsizlik oranı yüksek. Üniversite mezunlarının bile iş bulması kolay değil. Gençleri daha çok teknik ve meslek liselerini tercih ediyor. Liseyi bitirenler bir işte çalışmaya başlıyor, para kazanıp üniversiteye başvuruyorlar.

Türk vatandaşları havalimanında 25 dolar vererek 30 günlük turist vizesi alabiliyor. Uzakdoğu’da Türkiye’ye vize uygulayan nadir ülkelerden Endonezya. Ülkeden çıkarken de turistlerden 20 dolar alıyorlar harç olarak. Böyle bir uygulamaya ilk defa burada rastlamıştım, sonra Filipinler’de de gördüm. (2016 itibarıyla vize istemedeğine dair duyumlar var)

previous arrow
next arrow
ArrowArrow
Slider

Jakarta

Jakarta’nın izlemesi eğlenceli ama yaşaması baş ağrıtıcı yönü, trafiği. Jakarta’daysanız, bir yere giderken zamanınızın çoğunun trafikte geçeceğini bilmeniz lazım. Trafik sorununa bir takım çözümler getirmişler. Bazı yollara, içinde 3 kişinin olmadığı arabaların girişi yasak. Ancak bu yasağı aşmanın yöntemi de bulunmuş. Bu yolların başında arabaya alabileceğiniz ücretli yayalar bekliyor.

Trafik sorununa bulunan bir diğer çözüm, tanıdık ve dahiyane; metrobüs. Belirli yollarda iki şerit metrobüse ayrılmış. Ancak metrobüs yolu bariyerlerle ayrılmadığı için diğer araçlar da yola giriyor. Sürücüler uyarılara aldırmadığı için ara ara polisler bekliyor bu yolda.

Trafiğin ve toplu taşımanın hali içler acısı olunca ulaşım için motosiklet iyi bir seçim haline geliyor. Trafikte bu kadar çok motosikleti görmemiştim daha önce. Trafik zaten sıkışık, arabanın yanından sağlı sollu motosikletler geçiyor. Bu trafikten sağ çıkan bir daha hiçbir trafikten şikayet etmez.

Trafikte görülen bir diğer ulaşım aracı da Hindistan kökenli bajajlar. (Çin’de tuktuk deniyor)

Başken olmasına rağmen şehirleşme planlı değil. Malezya da Endonezya da yıllarca sömürge olduğu halde gelişmişlik açısından Kuala Lumpur ile aralarındaki fark hemen göze çarpıyor.

Jakarta turistik bir yer değil, bu yüzden elimde bir fotoğraf makinesiyle etrafı gezerken garip karşılanıyorum. Gördüğüm kadarıyla Endonezyalılar sakin, sabırlı ve çok iyi niyetli insanlar. Bu trafik bile insanları sinirlendirmiyorsa, hiçbir şey sinirlendiremez zaten. Çok misafirperverler ayrıca. İlginç bir hareket dikkatimi çekti. Birine selam verdiğimde sevinerek ve eğilerek alıyor. Genelde iki elle tokalaşıyor ve tokalaşmadan sonra ellerini kalplerine götürüyorlar.

Devletin yeni iskan politikasıyla başkentin yükünü hafifletmek için bazı yapıları farklı bir bölgeye taşıyorlar. Yakın zaman içerisinde Jakarta eski ve yeni olarak ayrılabilir.

Şehirdeki en ünlü yapı, Mescid-i İstiklal. Endonezya’nın ve Uzak Doğu’nun en büyük camisi. Geleneksel cami mimarisinden farklı olarak modern mimaride inşa edilmiş. Dışarıdan minaresini ve kubbesini göremediğiniz açıdan bakıldığında bir otoparka benziyor. Caminin dışarıda kalan balkon kısmı dahil tamamında ayakkabısız dolaşıyorsunuz. Halı sadece ibadet edilen yerde var. Caminin tam karşısında ise bir katedral var.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.