Ateş ve Buzun Ülkesi: İzlanda Gezi Rehberi

İzlanda’yı gördükten sonra neler yaşadığınızı ve hissettiğinizi anlatmak gerçekten çok zordur. Gördüğünüz olağanüstü manzarayı tasvir edecek doğru kelimeleri bulamazsınız. Buz dağları ve ateşli volkanlarla kaplı, yerden fışkıran jeotermal sular ve tüten dumanlar, kaynayan çamurlar, lav tarlaları, buzullar, köpüren fırtınalı şelaleler ve şelalelerde oluşan gökkuşakları, eski çiftlik evleri, balıkçı köyleri, üzerine güzel atlar ve koyunlar serpiştirilmiş bu büyülü toprakları anlamak için başkasından dinlemek yerine kendiniz yaşamalısınız.

Unutulmaz bir macera arıyorsanız, dramatik doğa manzaraları seven bir seyahat fotoğrafçısıysanız ve dünyanın nasıl oluştuğuyla ilgili bir merakınız varsa bunu İzlanda’da canlı olarak yaşayabilirsiniz. Üzerine bir de kuzey ışıklarının büyüsüne yakalanabilirsiniz.

İzlanda’nın en popüler seyahat rotası ‘Ring Road’ veya ‘Route 1’dir. 1500 kilometreye yakın macera ve sürprizlerle dolu bu yol aslında İzlanda’daki şehirleri birbirine bağlar. Ring Road’ı (özellikle yaz mevsiminde) kendi aracınızla veya otostopla gezebilirsiniz. Tabii ki görmek için en iyi yol, güzel bir araç, birkaç iyi arkadaş ve heyecanlı bir ruha sahip olmanız.

Bu yazımda ‘Ring Road’ macerasını en iyi şekilde yaşayabilmeniz için bazı tavsiyelerde bulunacağım. 9 gün süren kendi yolculuk planımı aktarırken, umarım ilham kaynağı olur ve sizin yapacağınız plana da katkı sağlayabilirim. Bu planı ister olduğu gibi uygulayın -ki denenmiş yapılabileceği kanıtlanmıştır 🙂 isterseniz de bazı yerlerini isteğinize göre uyarlayıp kendi hikayenizi yazın.

Başlamadan önce şunu da bilmekte fayda var. İzlanda seyahatı için birçok kişi kuzey ışıklarını görebilmek için kış veya bahar aylarını tercih ediyor. Tabii ki bundan daha doğal bir şey olamaz. Ancak ‘Ring Road’ yapacaksanız kesinlikle havanın daha açık ve sıcak, gündüzün daha uzun olduğu, yağmur ve sisin az, kar yüzünden yolların kapalı olmadığı yaz mevsimini tercih etmelisiniz. İzlanda’da yaz mevsiminde dahi havanın çok değişken olması sebebiyle güneşli ve yağışsız bir havayı yakalamak tamamen sizin şansınıza kalmış ancak gündüzün uzun olmasının ve havanın neredeyse hiç kararmamasının avantajı bu rotayı tamamlamak için gerekli olan zamanı size kazandıracaktır. Yazın kaçıracağınız iki şey kuzey ışıkları ve buz mağaraları olacak. Bunun için de İzlanda’ya bir daha gitmek isteyeceğiniz kesin!

1.Gün

İzlanda’ya Türkiye’den doğrudan bir uçuş yok, bu yüzden Avrupa üzerinden aktarmalı gelmek durumundasınız. Uçağın ineceği yer ise başkent Reykjavik’e 50 km uzaklıktaki başka bir şehir olan Keflavik’teki, “Keflavik Uluslararası Havalimanı”. Kiraladığınız aracı teslim aldıktan sonra ilk gün konaklayacağınız Grindavik şehrine yol alabilirsiniz.

Blue Lagoon

İzlanda’daki en popüler aktivite olan Blue Lagoon’u gezinizin ilk günü veya son günü yapmanızı ısrarla tavsiye ediyorum. Havalimanına yakın oluşu tekrar buraya git-gel yapmanızı engelleyecek ve vakit kazanacaksınız. İlk gün yaparsanız yorucu aktarmalı bir uçak yolcuğundan sonra dinlenerek rahatlamanızı sağlayacak. Son gün yaparsanız da rotayı tamamladıktan sonra gezinin yorgunluğunu burada atacaksınız. Blue Lagoon’a giriş ücretli ve mutlaka gelmeden önce rezervasyonunuzu yaptırın. Rezervasyon sırasında her ne kadar giriş için çeşitli zaman dilimleri olsa da girdikten sonra gün boyu içeride kalabiliyorsunuz. Ne kadar vakit geçirelim derseniz, bence yaklaşık 4 saat yeterli. Ama siz dilediğiniz kadar kalın. İçeride biraz pahalı olmakla birlikte bir kafe ve restaurant bulunuyor.

Seltún Geothermal Area ve Gunnuhver Geothermal Area

Kaynayan çamur havuzları ve tüten buhar kaynaklarını görebileceğiniz bu jeotermal bölgelerin ikisi de Grindavik’ten yaklaşık 25-30 dakika uzaklıkta ve biraz virajlı da olsa kolayca ulaşabileceğiniz asfalt bir yol üzerinde. Her iki bölgeyi de kısa bir yürüyüşle gezebiliyorsunuz ve buralara ilgi durumunuza göre birer saat ayırabilirsiniz.Ayrıca Gunnuhver’de bir deniz feneri ve biraz ilerisinde güneybatı falezleri bulunuyor. Buraya da vakit ayırmanızda fayda var. Bu yüzden Gunnuhver’e Seltun’dan daha fazla vakit ayırabilirsiniz ya da sadece bir tanesine gidecekseniz burayı tercih edebilirsiniz.

Grindavik şehir merkezinde gezilecek bir yer yok. Zaten küçük bir yerleşim birimi. Sadece konaklamak için kullanabilirsiniz. Eğer ikinci günde yapacağınız ‘Golden Circle’ı Reykjavik’ten yapacaksanız, burada hiç kalmayıp başkente doğru yol alabilirsiniz.

Rotanın birinci gününü hem ülkeye alışma hem de dinlenme amaçlı kısa tuttum. Asıl heyecan ikinci günde başlıyor 🙂

2.Gün

Rotanın ve İzlanda’nın en popüler turu olan ‘Golden Circle’ günü. Bu rotayla ilgili bütün detayları; İzlanda’nın en popüler gezi rotası; “Golden Circle” yazısında bulabilirsiniz. İlk günün konaklamasını Grindavik’te yaptıysanız eğer buradan devam edebileceğiniz gibi Reykjavik’te yaptıysanız da oradan başlayarak bu turu tamamlayabilirsiniz. Grindavik’te kalmanın avantajları; yoldan ve zamandan tasarruf edersiniz, yol üzerindeki Raufarholshellir lav tüpü mağarasını görebilirsiniz ve belki daha uygun fiyatlı konaklama fırsatı bulabilirsiniz. Ancak Grindavik’te birkaç otel bulunduğundan erken rezervasyon yapmanız gerekiyor.

Rotanın ikinci günü ilgili yazıda belirtiğim üzere Reykjavik’te bitiyor. Ancak üçüncü günü Landmannalaugar’a doğa yürüyüşü amaçlı ayıracaksanız Reykjavik’te değil Hekla Dağı’na yakın bir yerde konaklamalısınız. Dolayısıyla Hella veya Selfoss şehirleri buna uygun olacaktır. Hatta Sprengisandsleid (F26) yolu üzerindeki bir yerde konaklamanız en mantıklısı olacaktır.

3.Gün

Normalde  ‘Ring Road’ rotasında olmayan ama ülkedeki en popüler yürüyüş rotası olduğu için ayrıca rotaya dahil ettiğim Landmannalaugar ile güne başlıyoruz. Eğer doğa yürüyüşü ile ilgilenmiyorsanız veya renkli topraklı tepeleri görmeyi çok da istemiyorsanız burayı rotadan çıkartabilirsiniz.

Landmannalaugar

İzlanda’daki en popüler yürüyüş rotası. Yarım günden üç güne kadar sürecek doğa yürüyüşleri yapabilirsiniz burada. Rengarenk toprak çeşitliliğine sahip tepeleri görmek için yarım günlük bir yürüyüş yeterli. Toplam 3-4 saatte tamamlayabilirsiniz. Ancak zamanınız varsa en az bir gün ayırmanızı tavsiye ederim. Çadır konaklamalı 3 günlük rota ise oldukça popüler. Ayrıca yürüyüşün başladığı çadır bölgesinde içine girip yüzebileceğiniz bir sıcak su kaynağı da bulunuyor.

Ulaşım oldukça zor. Sadece yazın açık olan çok kötü, engebeli bir stabilize yolu aşmanız gerekiyor. Üstelik aracınızın 4×4 olması ya da tabanının yüksek olması şart. Çadır bölgesine gidebilmek için bir ırmağı da geçmeniz gerekiyor ama aracı bırakıp yürüyerek de kısa sürede buraya ulaşabilirsiniz. Planımızda buraya yarım gün ayırmak aslında çılgınlık. Sabah erken kalkarak ve önceki gün buraya mümkün olduğu kadar yakın bir yerde konaklayarak yarım günde araçla ulaşımı ve 3-4 saatlik bir yürüyüşü tamamlayabilirsiniz. Gözünüz kesmediyse Landmannalaugar’ı plandan çıkartmanızın hiçbir mahzuru yok.

Thjodveldisbaerinn

İzlandaca adıyla ‘Þjódveldisbærinn á Stöng’, eski geleneksel Viking çiftlik evlerini görebileceğiniz bir yer. Gerçek evler volkanik patlamalar sonucunda toprak altında kalmış ancak asıllarına uygun olarak yeniden inşa edilmişler. Çatısı çimenlerle kaplı evler ilginizi çekiyorsa Landmannalaugar dönüşü yol üzerindeki bu yere uğrayıp 3 tane yapının replikasını görebilirsiniz. Bu arada evlerin çevresini gezebiliyorsunuz ancak içini görmek ücretli.

Gluggafoss

Yol üzerindeki diğer bir yer olan Gluggafoss daha az popüler ve gösterişsiz olan bir şelale. Vaktiniz varsa uğrayıp kısa bir süre vakit geçirebilirsiniz.

Seljalandsfoss

İzlanda’daki en popüler şelalelerden biri olan Seljalandsfoss, aslında bu şöhretini arkasından dolaşılabiliyor olmasına ve güneşli havalarda oluşan gökkuşağı sebebiyle oldukça fotojenik olmasına borçlu. Siz de yağmurluklarınızı ve su geçirmeyen ayakkabılarınızı giyip bu eğlenceye katılabilirsiniz. Ulaşımı kolay. 45 dakikalık bir süre ayırmanız yeterli olacaktır.

Skógafoss

Yine yol üzerindeki şelalelerden biri. Görmeden geçmeyin. Şelalenin yanındaki merdivenlerden yukarıya çıkabiliyorsunuz. Buraya yarım saat ayırmanız yeterli olacaktır.

Dyrhólaey ve Kirkjufjara

Planın 3. gününün konaklamasını Vik şehrinde yapabilirsiniz. Vik’e gitmeden hemen önce yol ayrımından saparak Dyrhólaey ve Kirkjufjara’ya uğrayabilirsiniz. Araçla ulaşımları kolay, buraya 30-45 dakika vakit ayırabilirsiniz.

Skógafoss-Dyrhólaey arasında yol üzerinde görebileceğiniz iki yer daha var. Bunlardan biri Skogar Museum. İzlanda’ya özgü el yapımı eşyaların sergilendiği bir müze. Giriş ücretli ve açılış-kapanış saatlerini kontrol edin. İkincisi ise Solheimasandur Plane Wreck. Yakıtı bittiği için düşen bir Amerikan savaş uçağının bulunduğu Sólheimasandur sahili İzlanda’daki popüler fotoğraf noktalarından biri. Ancak ulaşımı biraz zor. Önceleri 4×4 bir araçla kumlu yoldan geçerek ulaşılabilen bölge daha sonra araçla ulaşıma kapatılmış. Bu yüzden 4 km’lik bir yolu yürüyerek uçağa ulaşabilirsiniz.

4.Gün

Planının 4. günü, küçük bir şehir olan Vik’ten başlayıp güney kıyısı boyunca yol alıp, Höfn şehrinde tamamlanıyor. İlk hedef Reynisfjara’ya gitmek ama öncesinde vaktiniz varsa şehrin sahili olan Reynisdrangar View’e uğrayabilirsiniz.

Reynisfjara Black Sand Beach

İzlanda’daki meşhur siyah kum sahilleri ve sahildeki bazalt sütunlara Vik’ten kısa bir araç yolculuğuyla ulaşabilirsiniz. Deniz kenarındaki volkanik oluşumları görmek, sahilde siyah kumla vakit geçirmek ve bazalt sütunlara tırmanıp fotoğraf çektirmek 45 dakikanızı alabilir.

Laufskalavarda-Eldhraun

Vik’ten Höfn şehrine doğru olan yol alırken yol kenarında volkanik patlamalar sonucu oluşmuş lav tarlalarını görebilirsiniz. Tarlalar üzerinde rahatça dolaşıp fotoğraf çekebilirsiniz. Yine de bastığınız yere dikkat edin yumuşak olduğundan düşüp kendinizi bir lav tüneli içinde bulabilirsiniz 🙂 Laufskalavarda ise yoldan geçenlerin lav taşlarını üst üste koyarak oluşturdukları küçük taş yığınlarının olduğu yer.

Fjaðrárgljúfur

Fjaðrárgljúfur 2 km’lik bir kanyon. Aracınızı park ettikten sonra şelalenin olduğu yere kadar yürümeniz 20-25 dakikanızı alır. Yokuş yukarı da olsa kolay bir yürüyüş ve güzel manzaralarla karşılaşacaksınız. En az bir saatinizi ayırabilirsiniz.

Kirkjugólf

Kirkjubæjarklaustur yerleşim bölgesinin içinde bulunan Kirkjugólf, buzullar ve dalgalar tarafından erozyona uğramış ve şekillendirilmiş, yaklaşık 80 m²’lik bir sütun bazalt oluşumu. İnsan yapımı bir kaldırım gibi durduğu için Vikinglere ait eski bir kilisenin tabanı olduğu rivayetleri de var ancak tarihte böyle bir kiliseye hiç rastlanmamış. Geçerken uğrayabileceğiniz ve kısa bir süre geçireceğiniz yerlerden. Vaktiniz yoksa çok da uğramanıza gerek yok.

Dverghamrar

Yine yol kenarında rastlayacağınız ilginç bazalt sütun oluşumlarından biri. Kısa bir vakit ayırarak burayı da görmenizde fayda var.

Svartifoss

Gün içerisinde gördüğümüz bazalt sütunlar burada bir şelaleye yataklık etmiş ve ortaya çok güzel bir manzara çıkmış. Aracı park ettiğiniz yerden yaklaşık 45 dakikalık kolay zorlukta bir yürüyüş parkuru var. Dolayısıyla gününüzü doğru planlayarak buraya 2 saat ayırmanız gerekebilir. Ayrıca doğa yürüyüşü sevenlerdenseniz burada Skaftafell Buz Dağı’na doğru günlük yürüyüş rotası da planlayabilirsiniz. Vatnajökull buzul turlarını da buranın yakınındaki turizm ofislerinden alabilirsiniz.

Ayrıca Svartifoss’dan Jökulsárlón’a giderken Hof şehrinden geçeceksiniz. Burada küçük bir mola vererek dinlenebilir ve kısa bir süreliğine Hofskirkja’ya uğrayabilirsiniz. Fotoğraflarda oldukça güzel gözüküyor.

Jökulsárlón

Günün son durağı ve en etkileyici olanı, Jökulsárlón Buzul Gölü. Göl kenarında yürüyüş yaparak su üzerindeki buz parçalarını izleyebileceğiniz ve güzel fotoğraflar yakalayabileceğiniz gibi, tur satın alarak da göl üzerinde teknelerle dolaşabiliyorsunuz. Kalan vaktinize göre 1-2 saat rahatça geçirebilirsiniz burada. Eğer fotoğraf çekmeyi sevenlerdenseniz buraya güneşli bir günde gelmenizi tavsiye ederim. Eğer güneşli ve açık bir havaya denk gelmediyseniz ertesi gün Höfn’den geri dönerek tekrar buraya gelmeniz yararınıza olacaktır. İzlanda planını yaparken beni en heyecanlandıran yerin burası olduğunu tekrar hatırlatayım.

5.Gün

Rotamızda 4 günün sonunda İzlanda’nın güneyi bitmiş oldu. Bundan sonra daha uzun araç yolculukları vaktinizi alabilir. 5. gün doğu fiyortlarını turlayarak ülkenin kuzeyine doğru yol alıyoruz. İzlanda seyahatini daha kısa tutmak isteyenler Jökulsárlón’dan sonra geri dönerek rotayı tamamlayabilir. ‘Ring Route’u yapmak isteyenlerle 5. güne devam ediyoruz.

East Fjords

Uzun ve yorucu bir yolculukla doğu fiyortlarını dolaşabilirsiniz. Burada özellikle uğramanız gereken turistik yerler yok. Ancak göz alıcı manzara ve nefis bir doğal ortam sizi bekliyor. Gördükleriniz karşısında sık sık araçtan inip fotoğraf çekmek isteyeceksiniz. Eğer vaktiniz varsa 1-2 gününüzü doğu fiyortlarına ayırabilirsiniz. Seydisfjordur, Borgarfjordur-Eystri, Hallormsstadaskógur, Papey Island, Lagarfljót, Neskaupstadur, Reyðarfjörður gibi burada küçük aktivitelerle vakit geçirebileceğiniz fiyortlar ve köyler bulunuyor.

Dettifoss

Sadece İzlanda’nın değil Avrupa’nın da debisi en yüksek şelalesi olan Dettifos’a ulaşım ana yoldan çıktıktan sonra stabilize bir yolla sağlanıyor. Günün sonuna doğru yaklaştığımız için biraz yorucu olduğunu söylemek gerekir. Araçtan indikten sonra ise 5 dakikalık bir yürüyüşle şelaleye gidebiliyorsunuz. Vaktiniz varsa biraz daha yürüyerek aynı nehir üzerindeki diğer bir şelale olan Selfoss’u görebilirsiniz.

Ásbyrgi Canyon

Dettifoss’tan ayrıldıktan sonra aynı stabilize yol üzerinden devam ederek Ásbyrgi’ye ulaşabilirsiniz. Ormanlık bir alana ve gölete sahip bu huzur verici ortamda bir saate yakın vakit geçirebilirsiniz. Aracınızı park ettikten sonra 5-10 dakikalık bir yürüyüşle ağaçların arasından geçerek göletin olduğu yere ulaşıyorsunuz. Burası aynı zamanda ülkedeki popüler yürüyüş rotalarından. Kanyonun üst kısımlarına çıkıp daha iyi bir manzaraya bakabilirsiniz. Ancak bunun için daha çok vaktiniz olması gerekir.

Rotanın 5. günü fazlaca yolda ve araç içinde geçiyor, dolayısıyla vaktinizi iyi ayarlamanız lazım. Eğer vaktiniz müsaitse bugünü iki ayrı gün olarak da planlayabilirsiniz.

Gece konaklamayı Reykjahlíd veya Laugar’da yapabilirsiniz. Ancak fazladan bir gününüz daha varsa rotadan biraz çıkarak Húsavík’e geçebilirsiniz. Burada da balina izleme turları gibi aktiviteler yapılmakta.

6.Gün

6. gün yine sizi uzun araç yolculukları bekliyor. Neredeyse İzlanda’nın kuzeyini baştan başa geçeceğiz. 7. günün planında yer alan Látrabjarg’a gitme niyetiniz varsa geceyi mümkün olduğunca oraya yakın bir yerde yapacak kadar yol almalısınız.

Krafla

Jeotermal hareketlerin olduğu bir bölge olan Krafla’yı etkileyici kılan ise Viti krater gölü. Araçla yakınına kadar gidebiliyorsunuz. Etrafını yürüyerek dolaşmak ise 30-45 dakikanızı alır. Bölgede başka küçük su ve buhar kaynakları da var. Ayrıca bir de enerji santrali bulunuyor.

Hverir-Namaskard

Myvatn bölgesi ülkedeki en etkileyici çamur ve kükürt havuzlarının ve tüten buhar kaynaklarının olduğu yer. En az bir saatinizi ayırarak bölgeyi gezin. (Kokuya ne kadar dayanabilirseniz 🙂

Myvatn Nature Baths

Rotanın ilk gününde yer alan Blue Lagoon’ın kuzeydeki daha az popüler ve sakin olanı. Vaktiniz varsa burada da kaplıca suyuna girip dinlenmeyi tercih edebilirsiniz. Giriş ücreti Blue Lagoon’a göre daha ucuz.

Grjotagja

Myvatn bölgesinde yer alan bir başka yer de Grjotagja kaplıca mağarası. Daha çok Game of Thrones dizisiyle popülerleşse de yıllardır kullanılan bir sıcak su mağarası. İçine girip yüzme düşünceniz yoksa sadece bakıp çıkmanız 10 dakikanızı alacaktır.

Hverfjall

Grjotagja’dan ayrılıp devam ettiğinizde yolunuz üzerindeki patlamış bir yanardağa rastlayacaksınız. Aracınızı bırakıp yürüyerek tepesine kadar çıkabiliyorsunuz ve yaklaşık 25-30 dakikanızı alır. Etrafında dolaşmak ve manzarayı izlemek 1 saati aşacaktır.

Dimmuborgir

Volkanik mağaralar ve değişik kaya oluşumlarının yer aldığı bir lav tarlası. Uzunlu kısalı yürüyüş rotalarıyla etrafını dolaşabiliyorsunuz. En kısası 20-25 dakika en uzunu 2 saate kadar sürüyor.

Höfði-Skútustaðagígar

Mývatn Gölü’nün kıyısındaki Höfði, kayalık lav oluşumları, üzerinde küçük bir ormanlık alan ve içinde değişik türde kuşları barındırıyor. Skútustaðagígar ise lav akıntıları sırasında oluşan gaz patlamalarıyla oluşan krater çeşitlerini görebileceğiniz bölge. Her ikisine de 30-45 dakika civarında vakit ayırabilirsiniz.

Gódafoss

Myvatn bölgesini arkada bırakıp Akureyri’ye doğru yol alırken manzarasıyla etkileyici bir şelale olan Godafoss karşımıza çıkıyor. Bu güzel şelale için de en az yarım saatinizi ayırmalısınız.

Akureyri

Vaktinizi iyi kullandıysanız eğer günün ortasında Akureyri’ye varmış olmalısınız. Burası İzlanda’nın en büyük ikinci şehri. Turistik olarak ilginizi çeken bir yer değilse sadece dinlenmek ve ihtiyaçlarınızı karşılamak amaçlı durup yola devam etmelisiniz. Vaktiniz varsa burada konaklamak da bir seçenek. Civardaki aktivitelere turlar buradan sağlanıyor.

Günün geri kalanını batıya doğru yol alarak geçireceksiniz. Mümkün olduğunca batı fiyortlarına yakın bir yere gece konaklaması için gitmeniz gerekiyor. Ancak bununla beraber küçük sapmalarla yol üzerinde uğrayabileceğiniz yerler var. Glaumbaer’deki eski çim çiftlik evleri (Byggðasafn Skagfirðinga) ve müze, Borgarvirki (Citadel) bazalt sütun hisarları, sahildeki bir çeşit hayvana (su içen fil, gergedan, dinozor, ejderha) benzeyen Hvitserkur bazalt kayası, yine sahildeki fok balığı kolonisi vaktiniz imkan verdikçe görebileceğiniz yerlerden.

7.Gün

Aslında ‘Ring Road’ rotası içinde yer almayan ama puffinleri görmek için rotaya dahil ettiğim Latrabjarg için uzun bir yolu göze almak zorunda kalıyoruz. Normalde ‘Route 2’ denilen kuzeybatı fiyortları rotası kendi içinde 3-5 gün süren başka bir planın konusu. Ancak “İzlanda’ya bir haftalığına geldik ve puffinleri görmek istiyoruz” diyorsanız, daha önce güneyde de göremediyseniz, mevsimine de denk geldiyseniz puffin görme şansınızın en yüksek olduğu yer burası. Tamamen seçiminize bağlı olarak burayı rotadan çıkartabilirsiniz.

Latrabjarg

Kuzeybatı fiyortlarında yer alan Latrabjarg İzlanda adasının en batı noktası. Başta puffinler olmak üzere binlerce kuş türüne ev sahipliği yapıyor. Dolayısıyla batı fiyortlarının en turistik yeri. Kuş gözlemciliği ve fotoğrafçılığı için adeta bir cennet. Uzunca bir uçurum kenarı ve eğimli bir yürüyüş rotasına ve baş döndürücü bir manzaraya sahip. Fotoğrafçılığa ve gözleme ilginiz yoksa bile rahatça 2 saat geçirebilirsiniz. Uçurumun kenarında olduğunuzu unutmayın ve geçilmemesi gereken çizgiye dikkat edin. Hem sizin için tehlikeli hem de uçurumun kenarına konuçlanmış kuş yuvalarını bozabilirsiniz. Buraya sadece araçla gidebildiğinizi ve stabilize yolun oldukça kötü olduğunu unutmayın. Bunun için 4×4 ya da tabanı yüksek bir araca ihtiyacınız olacak. Özellikle yağış yüzünden yolun bazı kesimlerinin çökmüş olacağı ihtimalini ve navigasyondan yol tarifi aldığınızda her ne kadar çok uzak görünmese de ancak 20-30 km hızla yol alacağınızı gözardı etmeyin. Yol üzerinde benzin istasyonu da yok deponuzu tamamen doldurup yola çıkın.

Batı fiyortlarında Latrabjarg’tan dönüşte vaktiniz kaldıysa uğrayabileceğiniz birkaç yer var daha var. Rauðasandur, mavi okyanus sularıyla kızıl kum sahilinin birleştiği bir sahil. Açık bir havada çıplak gözle Snæfellsjökull buzulunu da görebilirsiniz burdan. Şansınız varsa güneşlenen fok balıklarıyla da karşılaşabilirsiniz. Yine dönüş yolunda hala vaktiniz kaldıysa yoldan biraz saparak Dynjandi Şelalesi’ni görme şansınız da var. Ancak buralara ayrıca birkaç gün ayırarak gelmek daha mantıklı olacaktır.

Stykkishólmur

Bugünün gecesini Stykkishólmur ya da Grundarfjördur şehirlerinde planlamalısınız. Kuzeybatı fiyortlarından dönüşte körfezi dolaşmak istemezseniz biraz pahalı olmakla birlikte feribot seçeneği de var. Brjánslækur’den kalkan feribotlar turistik küçük bir ada olan Flatey’e uğrayıp Stykkishólmur’a ulaşıyorlar. Flatey Adası’nda da yapılacak küçük aktiviteler var, değerlendirebilirsiniz. Eğer körfezi dolanmaya karar verirseniz yol üzerinde Haukadalsvatn Gölü’ne uğrayabilirsiniz.

Stykkishólmur’da dünyanın en ilginç mimarili kiliseleri arasında gösterilen Stykkishólmskirkja görebileceğiniz yerlerden.

Grundarfjörður-Kirkjufellsfoss

Günün son durağı olan Grundarfjörður ise Kirkjufell Dağı’na bakan huzurlu küçük bir kasaba. Buradaki Kirkjufellsfoss ise vakit geçirebileceğiniz güzel manzarası olan ve turistik açıdan önemli bir bir şelale.

8.Gün

Ve İzlanda turunun son günü. Rota, Grundarfjördur’dan başlayıp Snæfellsjökull yarımadasını dolaşıp Reykjavik’te son bulacak. Snæfellsjökull Milli Parkı aynı isimli buzulun ve yanardağın eteklerinde yer almaktadır. Kıyı şeridi boyunca yosunlarla kaplı lav alanları, kraterler, mağaralar, kuşlar ve siyah kumlu plajlarla dolu kayalıklar göz alıcı manzaralar sunuyor. Önceki günlerde gördüğünüz sönmüş volkanik yanardağ, etrafa saçılmış lavlardan oluşan tarlalar ve lavla suyun buluşması sonucu kıyıda oluşmuş değişik şekillerdeki kayalıklara burada rastlayacaksınız.

Djúpalónssandur

Ana yolda aracınızı bırakıp değişik lav oluşumlarına sahip bir alandan geçip kısa bir yürüyüşle siyah kumlu Djúpalónssandur sahiline ulaşabiliyorsunuz. Burada küçük iki tane de tatlı su lagünü bulunuyor. Bir saatlik bir yürüyüş planlayabilirsiniz. Sahilde bazı demir parçalarını farkedebilirsiniz. Fırtınalı bir günde yaşanan ve 14 kişinin ölmesine neden olan kazadan geriye kalan batık bir İngiliz balıkçı teknesine ait bunlar. Ayrıca yine sahilde değişik büyüklüklerde birkaç taş göreceksiniz. Bunlar da eskiden balıkçıların gücünü ölçmek için kullanılıyormuş. Sadece bu taşları kaldırabilenlere balıkçılık izni veriliyormuş. Tabii ki siz de kendinizi burada test edebilirsiniz 🙂

Vatnshellir Cave

Volkanik patlamayla oluşmuş bir krater mağarası. İçini  gezmek isteyenler için turlar düzenleniyor. Rehber eşliğinde değişik lav oluşumlarını görebilirsiniz.

Londrangar – Rock Cliffs in Water

Deniz boyunca uzanan görkemli bazalt kayalıkları izleyebileceğiniz bir yer. Kayalıklar bazı kuş türlerine de ev sahipliği yapıyor. Buradaki Thufubjarg uçurumu fotoğrafçılar için muhteşem bir manzara sunuyor. Ayrıca burası değişik efsanelere de konu olmuş. Çiftçiler bölgenin elflere ait olduğunu düşündüğünden burada hiç tarım ve hayvancılık yapmamışlar.

Arnastapi

Güzel bir okyanus manzarası izleyebileceğiniz Arnastapi kısa bir vakit geçireceğiniz yerlerden. Buradaki yine efsaneye konu olan Bardar saga Snæfellsass heykelini ve Gatklettur kayasını görebilirsiniz. Gatklettur, deniz kıyısında yer alan köprü şeklinde bir kaya parçası. Fotoğraf çekmeyi sevenler için güzel bir manzara sunuyor. Ayrıca açık havalarda kayadaki delikten Snæfellsjökull buzulu görülebiliyor. Buraya yakın ismi şarkı mağarası anlamına geen Songhellir ise görülebilecek yerlerden.

Reykjavik’e dönüş yolunda Olkelda mineral suyuna uğramayı unutmayın. Yol kenarında küçük bir çeşmeden akan su hafif acımsı ve demir tadına sahip bir mineral suyu. Denemenizi tavsiye ederim.

Gerduberg Cliffs

Bu bölgede son uğrayabileceğiniz yer, Gerduberg bazalt sütunları. Önceki günlerde gördüklerinizden kapladığı şekil bakımından daha farklı. Sütunlar daha biçimli ve bir kale duvarı gibi sıralanmışlar. Yolu topraklı ve biraz kötü. Özellikle yağışlı günlerde gitmeyi tercih etmeyebilirsiniz.

Snæfellsjökull’u bitirdikten sonra başkent Reykjavik’e doğru yol alabilirsiniz. Burada Borgarnes’te paralı bir otoyol var. Gişede nakit ya da kredi kartıyla ücretini ödeyebiliyorsunuz. Vaktiniz varsa yolunuzu değiştirerek Hraunfossar Şelalesi’ne ve Grabrok kraterine de uğrayabilirsiniz.

Reykjavik

Bugünün ve rotanın son noktası Reykjavik. Reykjavik başkent olmasına ve nüfusun çoğunluğu burada yaşamasına rağmen gezilecek görülecek anlamda çok bir yeri bulunmuyor. İzlanda turunuzda buraya mümkün olduğunca az vakit ayırsanız pek bir şey kaybetmemiş olursunuz. Şehir hayatı görmek, yemek ve içmek gibi ihtiyaçlarınız için elbetteki birçok seçenek sunuyor ama turistik olarak gezilecek tek yer Hallgrimskirkja. İlginç mimarideki bu büyük kilise, klasik Avrupa kiliselerinin aksine oldukça sade tasarlanmış. Mimarisi İzlanda’nın birçok yerinde karşılaştığınız bazal sütunlardan esinlenerek yapılmış. Üst katına çıkarak şehir manzarasını da izleyebiliyorsunuz. Hediyelik eşya alabileceğiniz Old Harbour bölgesi, Reykjavikurtjörn Gölü, Harpa Concert Hall ve Hallgrimskirkja’ya doğru çıkan trafiğe kapalı, kafe ve restaurantların olduğu Bankastraeti, Laugavegur ve Skolavördustigur caddeleri şehirde vakit geçirilmesi gereken diğer yerler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.